1. İsim olarak kullanılan gerund: isimleştirilmiş mastar
İngilizcede "-ing" ekiyle, Türkçede ise "-mek/-mak" ya da "-me/-ma" ekleriyle bir fiili isim gibi kullandığımızda, Almanca mastarın kendisini isme dönüştürür. Mastarı büyük harfle yazar ve nötr (das) artikeliyle kullanırsın. Bu, Almancada İngilizce gerund'a ya da Türkçedeki isim-fiile en yakın yapıdır.
- Das Lesen macht Spaß. → Okumak eğlencelidir.
- Schwimmen ist gesund. → Yüzmek sağlıklıdır.
- Beim Kochen höre ich Musik. → Yemek pişirirken müzik dinlerim.
2. Devam eden eylem: Almanca "şimdiki zaman"
Almancada Türkçedeki "-iyor" ya da İngilizcedeki "present continuous" gibi ayrı bir süreklilik zamanı yok. Bir şeyin şu anda olduğunu söylemek için genellikle sadece Präsens'i kullanırsın:
- Ich lese ein Buch. → Bir kitap okuyorum.
Eylemin tam şu anda gerçekleştiğini vurgulamak için "gerade" ("şu anda, tam şimdi") zarfını eklersin:
- Sprichst du gerade mit Vera? → Vera ile (şu anda) konuşuyor musun?
Günlük konuşma dilinde, özellikle Almanya'nın batısında, "am + mastar" yapısını da sık sık duyarsın:
- Ich bin am Lesen. → Okumaktayım.
- Wir sind am Arbeiten. → Çalışıyoruz.
Dikkat: "gerade" bir geçmiş zamanla kullanıldığında "az önce, demin" anlamına gelebilir. "Ich habe gerade ferngesehen" cümlesi "Az önce televizyon izledim" anlamına gelebilir. Yarıda kesilen bir eylemi anlatmak istiyorsan, karışıklığı önlemek için "dabei sein" yapısını kullan:
- Ich war gerade dabei fernzusehen, als das Telefon klingelte. → Telefon çaldığında tam televizyon izliyordum.
3. Şekli anlatma: Partizip I
İngilizcedeki "-ing" ya da Türkçedeki "-arak/-erek" bir şeyin nasıl yapıldığını anlatıyorsa, Almanca Partizip I'i (şimdiki zaman ortacı) kullanır. Partizip I, mastara "-d" eklenerek oluşturulur (lächeln → lächelnd). Bu yapı tıpkı bir zarf ya da sıfat gibi işlev görür. Sıfat olarak kullanıldığında Türkçedeki "-en/-an" sıfat-fiiline karşılık gelir.
- Er sagte mir lächelnd, dass… → Gülümserken bana şunu söyledi…
- Das weinende Kind → ağlayan çocuk