İngilizcen zaten iyi olabilir. Ama ders kitapları, ana dili gibi İngilizce konuşmanı sağlayan gündelik İngiliz argosunu ve samimi kalıpları pek öğretmez. Aşağıda insanların gerçekten kullandığı kelime ve ifadeleri bulacaksın. Hepsi üç grupta toplandı: gündelik kalıplar, İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi. Her birinin anlamını ve ne zaman kullanıldığını da yazdık. Birkaçını öğrenirsen gerçek konuşmaları çok daha kolay takip edersin.
Anadili gibi konuşmak için İngilizce ifadeler
Gündelik İngilizce kalıplar
Bu samimi ifadeler, İngilizce konuşulan dünyanın her yerinde kullanılır:
| İfade | Anlam ve kullanım |
|---|---|
| a rip-off / to get ripped off | Fiyatı aşırı yüksek bir şey; "Oh hayır, dolandırıldım!" |
| I'd better… | "Şunu yapsam iyi olur…" ifadesinin daha yumuşak bir şekli ("Dükkan kapanmadan gitsem iyi olur") |
| can't make it | Katılamıyorum ("Maça gelemem, başka planlarım var") |
| chill/chill out | Klişeli, özgün olmayan ya da kitsch, özellikle filmlerde veya flört sözlerinde |
| rahatlamak / gevşemek | Rahatlamak; ayrıca "sakinleşmek" |
| coulda / shoulda / woulda | "could have", "should have", "would have" yerine kullanılan gündelik ifadeler |
| couldn't care less | Hiç umrunda olmamak |
| don't mind / don't care / doesn't matter | Tercihin olmadığını söylemenin yolları |
| no worries / no problem | "rica ederim" veya ''sorun değil'' demenin samimi hali |
| down to earth | ayakları yere basan |
| dude / man | Arkadaşa samimi hitap |
| dunno | "Bilmiyorum"un kısaltması (don't know) |
| easy going | Rahat ve hoşgörülü |
| fair enough | "Bu anlaşılabilir" veya "sorun değil" |
| to be free | Müsait olmak, zamanı olmak (ayrıca "ücretsiz") |
| I get it | Anlıyorum |
| go ahead / go for it | Birine izin vermek veya cesaretlendirmek |
| gonna / wanna / gotta | "going to", "want to", "got to" yerine kullanılan gündelik ifadeler |
| gotcha | "I've got you" ifadesinin kısaltması, "anladım" anlamına gelir |
| to grab | Almak veya getirmek ("bir kahve içmek ister misin?") |
| hang on | Bir dakika bekle |
| to hang out | Arkadaşlarla vakit geçirmek |
| I'm afraid | Kötü bir haberi kibarca verme şekli ("Korkarım biletler tükendi") |
| it's up to you | Sen karar ver |
| long time no see | Uzun bir aradan sonra biriyle karşılaştığında söylenir |
| make yourself at home | Bir misafire sıcak bir şekilde söylenir |
| may as well / might as well | Daha iyi bir seçenek olmadığında isteksizce kabul edildiğinde söylenir |
| my bad | "Benim hatam", gündelik bir özür |
| not my thing | Zevkine ya da ilgine uygun değil |
| no way! | Şaşkınlık veya inanamama ifadesi |
| speak of the devil! | Birinden bahsederken tam o kişi ortaya çıktığında söylenir |
| take care / take it easy | Samimi bir veda |
| to be up for | Bir şeyi yapmaya istekli olmak ("futbol oynamaya ne dersin?") |
| what are you up to | "Ne yapıyorsun?" ifadesinin samimi hali |
| what do you do? | "Ne iş yapıyorsun?" ifadesinin kısaltması |
| whatevet | "Ne olursa olsun"; ya da küçümseyici bir "evet, tabii" anlamında |
| yeah (yes değil) | Samimi "evet"; tek başına "evet" kaba gelebilir |
İngiltere’de İngilizce Öğren
Birleşik Krallık’ta duyacağın İngiliz İngilizcesi ifadeleri
İngiltere'de okuyorsan, bunlar sürekli karşına çıkar:
| İfade | Anlam ve kullanım |
|---|---|
| a cuppa | Bir fincan çay |
| alright? / you alright? | İngilizce bir selamlama, basitçe "merhaba" anlamına gelir |
| Bob's your uncle | "İşte bu kadar", basit bir tarifin ya da açıklamanın sonunda söylenir |
| I can't be bothered | Bir şeyi yapmak için motivasyonun yok |
| cheers | "Teşekkürler" (aynı zamanda bir kadeh kaldırma); genellikle bir mesajı bitirmek için kullanılır |
| crikey / blimey | Şaşkınlık veya şok ifade eden, çok İngilizce ünlemler |
| dodgy | Şüpheli, güvenilmez veya kalitesiz (İngilizce "sketchy") |
| to faff (around) | Zaman kaybetmek veya oyalanmak ("oyalanmayı bırak") |
| gutted | Çok hayal kırıklığına uğramış |
| knackered | Çok yorgun (ilk "k" sessizdir) |
| mate | Arkadaş (İngilizce "dude" veya "man") |
| nice one | Halk dilinde "teşekkürler" veya "aferin" anlamında |
| not bad | Aslında "iyi" anlamına gelir; Birleşik Krallık'ta olumlu bir anlam taşır |
| not bothered / not fussed | Belirli bir tercihin yok, farketmez |
| not my cup of tea | Hoşuna gitmemek /Zevkine uymamak |
| nuts | Çılgın; aynı zamanda şaşırtıcı ya da inanılmaz, iyi ya da kötü |
| under the weather | Kendini iyi hissetmemek |
ABD’de duyacağın Amerikan İngilizcesi ifadeleri
ABD'de daha sık farkedeceğin birkaç ifade
| İfade | Anlam ve kullanım |
|---|---|
| to dillydally | Zaman kaybetmek veya oyalanmak (Amerikan İngilizcesinde "faff") |
| don't mention it | "rica ederim" demenin samimi hali |
| to be down | Bir şeye hazır olmak ("dışarı çıkmaya var mısın?"); aynı zamanda üzgün olmak anlamına da gelebilir |
| knick- knack | Küçük süs eşyaları veya ıvır zıvır (her iki "k" da sessiz okunur) |
| knock it off / quit it | Bir şey can sıkıcı olduğunda "Buna bir son ver" anlamında ("k" sessizdir) |
| sketchy | Şüpheli, güvenilmez veya kalitesiz (Amerikanca "dodgy") |
| spent | Çok yorgun, bitik |
Özet
Ana dili gibi İngilizce konuşmanın en hızlı yolu, ders kitaplarının atladığı günlük İngilizce kalıpları öğrenmek. İnsanları "alright?" ya da "what's up?" diye selamla, "fair enough" ile onayla, teşekkür etmek için "cheers" de ve araya bir "no worries" ya da "might as well" sıkıştır.
İngiliz ve Amerikan İngilizcesi farklarına da dikkat et ki "dodgy" ile "sketchy" ya da "knackered" ile "spent" kafanı karıştırmasın.
Bu ifadelerin akılda kalmasının en iyi yolu, onları gerçek hayatta duymak: Malta, Londra ya da Brighton'da SPRACHCAFFE ile bir İngilizce kursunda.
Sık Sorulan Sorular
Çünkü gerçek konuşmalarda ders kitabı cümlelerinden çok bu ifadeler kullanılır. Günlük İngilizce kalıpları bilirsen ana dili İngilizce olan insanları daha kolay anlarsın ve kendin de daha doğal, akıcı konuşursun.
Evet, hem de epey. Pek çok samimi ifade yalnızca İngiliz ya da Amerikan İngilizcesine özgüdür. Bu yüzden İngilizceni nerede kullanacaksan oraya özgü ifadeleri öğrenmeye değer.
"Knackered" çok yorgun, "cheers" teşekkürler, "a rip-off" ise fahiş fiyatlı bir şey demektir. Bu ifadeler gündelik İngiliz konuşmalarında sürekli karşına çık
Uzun listeler yerine her seferinde birkaç tane öğren ve onları kısa süre içinde kullan. Önce en yaygın ifadelere odaklan, sonra bağlam içinde duydukça yenilerini ekle.
Gündelik argo ders kitabından öğrenilmez, yaşayarak kapılır. Yurt dışında bir İngilizce kursu da seni bu dile her gün maruz bırakır.